ONDAMED enerjisiyle yaşama yeni bir dokunuş...

Obezite ve Kilo Verme

Obezite ve Kilo Verme 2018-07-28T13:58:23+00:00

       Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu, boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının olması gereken düzeyin üstüne çıkmasıdır.

Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, yada alınan enerjiye göre yeteri kadar hareket edilmediğinde harcanamayan bu enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır. Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır.

  •                Hiçbir şey yemediğim halde kilo alıyorum!
  •                Su içsem yarıyor!
  •                Gebelikte aldığım kiloları bir türlü veremiyorum!
  •                Ağzım bir türlü boş durmuyor!
  •                Yemek yemek ne kadar keyifli ya!
  •                Aslında iştahım az ama stresten dolayı yiyorum!

Size bu cümlelerden hangisi tanıdık geliyor? Bunlar, bizim en fazla muhatap olduğumuz cümlelerdir. Acaba fazla kilolu musunuz yoksa obez mi? Ya da normal aralıkta olmanız herşeyin yolunda olduğunu mu gösterir? İlk başta internet sitemizde bulunan VKI( Vücut Kitle İndeksi) ile bir hesaplama yapın. Bunun sonucuna göre vücut kitle indeksi;

18.5 kg / m²’nin altında olanlar                              Zayıf

18.5-24.9 kg / m² arasında olanlar                          Normal kilolu

25-29.9 kg / m² arasında olanlar                             Fazla kilolu

30-39.9 kg / m² arasında olanlar                             Obez (şişman)

40 kg / m²’nin üzerinde olanlar.                               İleri derecede obez

Danışanımızda vücut kitle indeksini hesapladıktan sonra bu aralıklardan hangisine tekabül ediyorsa ona göre bir yol haritası çiziyoruz. Diğer bir konu ise bölgesel yağlanma durumu. Aynı cinsiyette, aynı yaşta, aynı beslenme ve yaşam tarzı olan iki kişinin genetik hastalık eğiliminin de eşit olduğunu farz edelim. Bu kişilerden biri genel olarak kilolu olsun diğeri de aynı kiloda olsun ama göbek kısmı daha yağlı olsun. Bu kişilerden göbek kısmı daha yağlı olan kişinin kalp-damar, felç, diyabet, geçirgen bağırsak sendromu gibi hastalıklara yakalanma riski daha yüksektir. O zaman yukarıda ki VKİ ye göre normal aralıkta olsanız dahi göbek yağlanması varsa hastalıklar açısından risk taşıyorsunuz demektir.

Kilo vermek için insanlar bazen son derece riskli yolları tercih ediyorlar. Mide küçültme (tüp mide operasyonu) midenin bir bölgesinden salgılanan enzimlerin artık salgılanamaması ve mideden emilmesi gereken besinler için eksiklik riski içermektedir. Yine bu ameliyatla birlikte mideye uygulanan kelepçe ameliyatları da ani kalori kısıtlaması vb gibi sonuçlar doğurabiliyor. Bölgesel olarak uygulanan lipoliz de ayrı bir risktir. Biliyoruz ki yağ hücreleri çok fazla oranda ağır metal barındırır. Soğuk lipoliz ile önce o bölge ısıtılır sonra soğutulur, böylece apopitoz dediğimiz yağ hücrelerinin ölümü gerçekleşir. Bu sırada hücre içindeki ağır metal kana karışır ve beyin, eklem, bağırsak duvarı gibi birçok yere saldırır. Bu başka sağlık sorunlarının kapısını açacaktır. Bu ve benzeri hiçbir yöntemle obeziteye bütüncül yaklaşma olamaz ve bu yüzden geçicidir. Bağırsak geçirgenliği düzeltilmeden, hormon dengesi sağlanmadan, beslenme, uyku, egzersiz farkındalığı oluşturulmadan uygulanan bu yöntemler risk taşır  ve bedensel travmalar bizim “bozucu odak” dediğimiz olumsuz frekanslara yol açabilir. Bedene ne kadar az müdahale edilirse ve danışan, motivasyonuyla sürece ne kadar katılırsa başarı o kadar kalıcı olacaktır.

Peki nasıl kilo verdiriyoruz. Bunu her bir danışanımız için ona özel bir yol haritası ile yapıyoruz. Yani birçok rahatsızlıkta yaptığımız gibi tedaviyi biricikleştiriyoruz. Burada şu basamakları izliyoruz.

-Dokuz Tip Mizaç Modeli ile test yaparak danışanımızın mizacını tespit ediyoruz. Bununla nasıl motive olacağını, ayrıca kadim bedensel mizaca göre bedenin sıvı, sıcak, soğuk ihtiyacını belirliyoruz

-Biorezonans cihazı ile nabız muayenesi yapıp tüm organ ve sitemlerini tarıyoruz. İyi bir tıbbi öykü ile hormon, sindirim sistemi, toksisite, psikolojik semptomlardan hangisi veya hangilerinin olduğuna göre tedaviyi planlıyoruz. Biorezanas terapi elimizi güçlendiren olmazsa olmazımız.

-Vücudumuzun makro toksin atma yolu üç tanedir; terleme, idrar ve dışkılama. Bunlar düzenli olmadığında sadece kilo problemi değil ileride bir çok kronik hastalığın da habercisi konumundadırlar. Kabızlığı veya tiroid rahatsızlığı olan çoğu danışanımızın bu problemlerini çözüyoruz. Toksisite bir çok danışanımızda olduğu için detox mutlaka yapıyoruz.

-İştahı açık olan danışanımıza kulak akupunkturu, karbonhidrat düşkünlüğü olan danışanımıza ise biorezonans ile şeker silme işlemi uyguluyoruz.

– Kilo sorunlarına sebep olan iki önemli faktör; anormal derecede düşük metabolizma ve sessiz inflamasyondur (iltihaplanma). Danışanlarımızda nöralterapi ile hem detoxu destekliyoruz, hem asidozu azaltıyoruz hem de mikrodolaşım üzerinden metabolizmayı hızlandırıyoruz. Önemle vurgulamak isteriz ki, mikrodolaşımı (hücresel dolaşım) desteklemeyen hiçbir sağaltım kalıcı olamaz.

Bize güvenin ve ziyaret edin. Tek yapmanız gereken bizimle iletişime geçmek. Sizi hem motive edelim, hem konforlu bir şekilde, zorlanmadan  kilo vermenize yardımcı olalım. Bu sayede sağlıklı yaşam konusunda artmış farkındalığınızla ileride de kilo almanın önüne geçebilirsiniz.

Bizimle hiç zorlanmadan yüksek motivasyonla bu kadar kolay kilo verdiğinizi gördüğünüzde şaşıracaksınız!

Vücut Kitle Endeksi

BOY : Cm
Kilo : Kg

Sonuçlar :

Sınıflandırma : < 18.5 (Zayıf)
18.5 – 24.99 (Normal)
25 – 29.99 (Şişman)
30 – 34.99 (1. dereceden obez)
35 – 39.99 (2. dereceden obez)
> 40 (Aşırı obez)

Daha detaylı bilgi ve randevu almak için bizi aşağıdaki telefon numaralarından arayabilirsiniz:

İSTANBUL MİZMER TEL: 0532 624 92 66

ANKARA MİZMER TEL: 0532 061 47 17